28 Şubat 2011 Pazartesi

Pazar sabahlarını seviyorummmm (:




     Dün kursumun 3. haftasıydı .. 3 haftadır pazar sabahları büyük bi hevesle koşa koşa gidiyorum , cumartesi geceleri geç yatsam da hatta bu cumartesi hiç uyumasam da sabah saat 10 da orda oluyorum :) çünkü fotoğrafçılığı seviyorum . Fotoğraflara aşığımmmm diyebiliriz..Sizlerle Fotoğraf Aşkımı kursumun 13 şubat da başlayacağını büyük bi heyecanla , sevinçle paylaşmıştım . Ama bi türlü fırsat bulup yazamadım size ..

     Fotoğrafçılık sanatını öğrendikçe daha çok mutlu oluyorum . Fotoğraflara baktığımda  eskiden bambaşka yorumlayıp bambaşka bi gözle bakarken .. şimdi ise ; fotoğrafları profsynel anlamda okuyabiliyorum ..Öğretmenimiz o kadar iyi ki çok şanslıyım bu konu da iyiki İFA - 'TD Fotoğrafçılık' sizi tercih etmişim diyorum ( dedim ) daha ilk günden :)) O kadar başarılı aktardı ki bize bilgilerini .. eşi de kendisi de dünya harikası insanlar . Üstelik eşi de doğum fotoğrafçısı ! Benim de en çok istediğim şey ..süperr bir meslek ( doğum fotoğrafçılığı ) başka hiç bir mesleğe benzemiyor..

Didem Engin Ünsün Özgeçmiş

   1981 yılında İstanbul’da doğdu. 1998 ‘de Yıldız Teknik Ünversitesi Meslek Yüksek Okulu Fotoğrafçılık Programında aldığı derslerle fotoğraf gelişimini ilerletti.
2003 yılında kendisi gibi fotoğrafçı olan eşi Tolga Ünsün ile birlikte T&D Fotoğrafçılığı kurarak; profesyonel tanıtım fotoğrafçılığına başladı. 2004 yılında özel gün fotoğrafçılığına yöneldi. Her iki alanda da fotoğraf çekerek hayatını sürdürüyor.

 

Tolga Ünsün Özgeçmiş 

   1975 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul yıllarında ilk fotoğraf makinasını aldıktan sonra fotoğraf merakını ilk önce hobiye, daha sonra 1991 yılında mesleğe dönüştürdü. 1997′de Yıldız Teknik Ünversitesi Meslek Yüksek Okulu Fotoğrafçılık Programına girerek Mehmet Kısmet, Reha Akçakaya ve Orhan Cem Çetin ‘den aldığı derslerle gelişimini ilerletti.
Eğitimi boyunca Orhan Cem Çetin’in stüdyosu Hezarfen Fotografya’da çekim asistanlığı yaptı. 2001 yılında mezun oldu. 2001-2003 yılları arasında askerlik görevini yaptıktan sonra, 2003 yılında kendisi gibi fotoğrafçı olan eşi Didem Engin Ünsün ile birlikte T&D Fotoğrafçılığı kurarak; Kuz Optik, Mudo, Dali Tasarım, On The Line, Contact Plus, İstanbul Jazz Center, İstanbul Fotoğraf Merkezi, Burhan Doğançay Müzesi gibi alanında tanınmış şirket ve kurumlara; Beşiktaş Spor Klubü, Aman, Geniş Açı Fotograf Sanatı, Rixos, Atlas Havayolları Jetlife, Chica gibi popüler dergilere ve Burhan Doğançay, Kerem Görsev başta olmak üzere sanatçılara hizmet vermeye başladı.


   Haftaya son haftamız Gülhane Parkında buluşacağız sabah saat 10 da .. Bol bol fotoğraf çekeceğiz ve sonra sertifikalarımızı alıp vedalaşma zamanı ... Fotoğraf çekmekle ölene dek vedalaşmam vedalaşamam hayatta ama benim gibi fotoğraf aşkıyla yanıp tutuşan sevgili arkadaşlarımla yukarıda sizlere de tanıttığım hocalarımla vedalaşmak zor olcak.. Az zaman da olsa belki tanışmamız ; aynı tutkuyu , aynı merakı , fotoğraf mak., fotoğrafları gördüğümüzde içimizdeki o anlatılmaz hissin hepimiz de aynı oluşu ısındırdı hepimizi birbirimize ..
Kimimiz doğa fotoğrafçılığı , kimimiz macro( yakın çekim ) fotoğrafçılığı , siyah&beyaz fotoğrafçılık veya benim gibi doğum fotoğrafçılığına merakımız var..

    Boynumdan fotoğraf mak. hiç çıkarmadan gezmek istediğim çok yer var ..

   Kursum bittikten sonraki pazarlar ben yine belki sabah saat 10 da kalkamasam da :)) kalkar kalkmaz boynumda fotoğraf mak. tek başıma atıcam kendimi sokaklara fotoğraf mak. beni nereye götürürse oraya gidicem ve hiç durmadan her an her yerde fotoğraf çekeceğim. :)
Fotoğraf çekmeyi sevdiğim kadar çekilmeyi de seviyorum (:
Hepinizi seviyorum :)


____________SEVGİLER C.A.

17 Şubat 2011 Perşembe

Yabancı misafir

Dün akşam anneannemlere yemeğe davetliydik..Arabamızı park ettik , hava buz ! koşar adımlarla apartmana doğru ilerliyoruz. İlk olarak apartmanın kapısında bir sürü sokak köpekleri karşıladı bizi , köpeklerden korkmuyodum ama niye burdalar ? ne işleri var burda ? şu zamana kadar hiç karşılamamışlardı beni ?? soruları o an aklımdan geçmedi diyemeyiz . Neyse sevimli pıtıklar diyerek apartmandan içeri girdiğim an yaşadım tüm duyguları içimde ..acı , üzüntü , korku , endişe , şüphe .. ( hava buz gibi diye çığrınırken arabadan inip 3 adım atarak gireceğim mesafede bile buzzzz diye şikayet ederken karşılaştım bi de bu kareyle !) burnuma gelen nefes almakta zorlandığım pis bir koku , mermerin üzerinde bir battaniye üstünde yatan cildi kirden simsiyah olmuş ,ayakları sığmamış battaniyenin dışında çıplak donmuş oynatamadığı parmakları ...bizim sesimize uyanıp kafasını kaldırıp , bişeyler mırıldanmaya başladığı an da korku dolu bakışlarla ,koşar adımlarla çıktık merdivenleri ...
 İçimizdeki duyguların hepsi yüzümüze bakıldığında belli oluyormuş ki demek ki evin kapısını açıp, bizi gördükleri an da başladılar anlatmaya ...

Apartmanlarının yabancı misafiriyle tanıştıkların da apartmanın dışarısında yatıyormuş yanında ki arkadaşları (köpekleriyle)
Teyzem ile anneannemin amca amca diye seslenişleri uyandırıo bizim yabancı misafiri ve sorular karşısında gelen cevaplarla tanışıolar amcayla.. içeri alıyolar amcayı , yukarıdan sıcak yemek su getiriyorlar ..amca karnını doyururken anlatmaya başlıyormuş..


Üniversite mezunu , muhasebe okumuş . Varklıklı bir ailenin oğluymuş. Sokağın başındaki okulun bahçesin de yatıyormuş bundan öncesin de geceleri .. ama şikayet etmişler kovdurmuşlar çaresiz adamcağızı ...Şimdi de apartmandan şikayetler gelmeye başlamış .Yabancı misafirin kimseye zararı yok ama şikayet edenler de haklı değiller mi ? Ama amcamız da suçlu değil ki ..!
Gece geç saatlerde içeri girerken korkuyolarmış komşular , kimisi köpeklerden -kimisi yaşlı amcadan..
Evet aynı korkuyu ilk gördüğümüz an bizde yaşadık ama belki de size en son zarar verecek kişi o kişi !

İlk başta çok samimi bulduğunuz, korkusuzca ilk gördüğünüz an da sarıldığınız, içimizie çektiğimiz mis kokusu , sizi sadece mutlu edeceğine inandığınız insanlar size zarar verip , kalbinizi kırmakta hiç zorluk çekmezken ; dün akşam karşılaştığım ilk gördüğüm de korkutuğum yanına yaklaşamadığım pis kokulu , tenine belkide elimi bile deydiremeyeceğim bu insandan zarar gelir dediğimiz insanlar belki de bizi en son üzecek,en son kalbimizi kıracak olan insanlardır.

        Ve yediğimiz yemekten ayırdım , ona da bi tabak yaptım ve indirdim aşağıya uzun uzun amcaa amcaa diye seslendim uyanmadı yattığı yerdeki cama vurdum öyle uyandı belli ki soğuktan donmuştu :(
Yüzündeki o bakışları belki de hiç unutamayacağım ifadeyle baktı gözlerimin içine , erkenden uyumuşsun amca dedim.'Ne yapacağım ki başka kızım dışarısı buz ' dedi bana ama yattığı yerinde dışarıdan pek bir farkı yoktu .Yemeği aldıktan sonra belki 5 belki 10 kere 'teşekkür etti ' ..

Asıl ben sana teşekkür ediyorumm ..Bana içten sahici yalansız umutlu gözlerle gözlerimin en derinine en duygulu ifadenle baktığın için , içten ettiğin teşekkürlerin için .. Bir kere daha bana ŞÜKRETMESİNİ hatırlattığın için ..



Sevgiler C.A.

2 Şubat 2011 Çarşamba

Bu Sabah ..

Bu sabah..
Alarmım diye çalan telefonumu sinirle alıp fırlatmaya kalkışacakken uykulu gözlerle gördüm ki ''babişkom 'arıyor'' yazıyordu ekranda .. her sabah beni işe gitmek için alarmım uyandırırken bu sabah.. aradaki 7 saat farkı hesaplayıp beni alarmımın gıcık sesi yerine ; özlem dolu ,titrek sesli Herşeyimm, bitanecik babişkomm uyandırdı !..Telefonda günaydın bitanemm dedikten sonra benim daha konuşmama bile fırsat vermeden sarfettiği duygu dolu sözler o titrek sesiyle arada arkadan gelen hıçkırık sesleri düğümledi boğazımı , akıtmadı gözyaşlarımı , sesimi en mutlu frekansa ayarlayarak cevap verdim babama .. '' - oofff baba saçmalama canım sabah sabah yapma böyle ne bu duygusallık canım '' diyebildim sadece.. İçimdekileri söyleyemedim...
Seni seviyorum , Sen dünyanın en iyi BABASISIN ! ,ÖZLEDİMMm özledimm özledimmmmmmmmmmmmmmmmmm babacığım diyemedim !!!Özlemimi ifade edemedim telefonda söyleyemedim . :(
Tutuldum kaldım ..titreyen çenem , sıktığım dişlerim , sımsııkı yumruğum ,kırpmadığım gözlerimle dinledim sadece sevgisini , acısını , özlemini , pişmanlıklarını karşılık veremeden dinledim ...
Annemle beraber yatıyorduk o an telefon da ağladığımı görsün istemedim !Güçsüzlüğümü görsün istemedim !
Oysa ki bu sabah ... o kadar güçsüzdüm ki ...



Evden çıkana kadar zor tuttum gözyaşlarımı , herşeyi içime attığım gibi gözyaşlarımı da attım içime evden dışarı çıkana kadar ...

Servisi beklerken yine toparlandım omuzlarımı dikleştirdim ayaklarımı yere vurarak güçlü adımlarla yürüdüm, bindiğim de sanki dünyanın en mutlu kızıymışcasına gülümsedim.
Oysa ki bu sabah .. o kadar güçsüzdüm ki ...
...
..
.
Sen bir zamanlar söylerdin ya anneme ; - Özledim teninin kokusunu özledimm...şimdi de ben sana söylüyorum ; -Özledim sımsıcak nefesini özledim Özledim sohbetini o sesini özledim Gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin...
Sen gittin ya yaşantımın bir anlamı kalmadı
Sen gittin ya pencereme bir kez güneş doğmadı
Sen gittin ya senden sonra mutluluğum olmadı 
Senle geçen günlerimin kıymetini bilmedim

Özledim teninin kokusunu özledim         
Özledim sımsıcak nefesini özledim        
Özledim sohbetini o sesini özledim      
Gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin

Sen gittin ya gözlerimde yaşlar bir an dinmedi
Sen gittin ya ellerimden resmin bir an düşmedi
Sen gittin ya o gün bu gün inan yüzüm gülmedi 
Senle geçen günlerimin değerini bilmedim      
....


 Yaşadığım bu sabahın ardından bi de işe geldiğim de Defne Joy Foster öldü ! haberini okuyunca inanamadım !
Şoka girdim ! Hayat dolu , neşeli , devamlı kahkahalar atan , çılgın , deli dolu ANNE yaşamını yitirdi.... minnacık hayattan habersiz oğlunu , eşini , ailesini ,sevenlerini bizleri bıraktı ve gittii..
Daha pazar günü Yok Böyle Dans da sergilediği hazırladığı dans showlarını izledim .SON dansıydı elendi  fakat yine neşesiyle gülerek yaptı son konuşmasını İYİİİ EĞLENCELERRRRRRRRRRRR diye son kez bağırdı en güçlü sesiyle ...
:'(
Çok üzüldümm !
Allah rahmet eylesin.

Bu sabah ..
keşke hiç uyanmasaydım ...

Bu sabah ...