14 Aralık 2011 Çarşamba

Özlemek

   Özlem..
   Sır gibi ..İçinde ne çok anlam barındırıyor,sevinç,acı,mutluluk,geçmişin..geleceğin...
   Özledim..
   Söylemek istersin söylemezsin ,avazın çıktığı kadar bağırmak istersin,susarsın diyemezsin.Sustukça büyür özlemin içinde.Kimi zaman da rahatça haykırdığın özlemin , 'özledim' dedikten sonra rahatlatır içini,kavuşturur özlemini giderirsin .İyiki özlemişim dersin.Mutluluktan yanındayken bile özlersin bazenleri de .. Özlem çok karmaşık çok anlamlı özel bir kelime değil mi.?
Seni hem ağlatıp hem güldürebilen ..
Benim özlediğim o kadar cok sey var ki şu hayatta ..
Çocukluğumu , okul yıllarımı , eski arkadaşlıkları , eski bayramları , ailemi , annemle babamın evli oldukları günleri , ailece geçirdiğimiz Pazar günlerini , Barbie bebeklerimi , gece korktugumda annemle babamın ortasına girip huzurla uyudugum uykumu ,öğretmenlerimi , dedemi .. Geçmişimi özledim ben !
Hıçkıra hıçkıra ağlamayı , kahkahalar ata ata gülmeyi , geleceğimi düşünmeden yaşamayı , saflığı .. da özledim ben !
Çok ama çok uzağımda ki seni özledim derken yanımdayken bile özledim diyebildiğim biri de var mesela evet ikisi de aynı özlem deil ..Ama ikisi de özlem duygusu işte .Çok enteresan değil mi ? Özlem duygumuzun hayatımzda çok büyük bir yeri var .Özlediklerine kavuşabildiğin anlar var mesela en mutlu oldugun anlar.. Bi de sadece özlemekle kaldıgın özlemini hiç gideremeyeceklerin de var .İçine attığın özlemler..
'' Özledim teninin kokusunu özledim '' Benim için çok anlamlı , dinlediğim de gözyaşlarımı tutamadığım , her dinlediğim de ağladığım ,düşündüğüm çok şey anlatan '' Özledim sımsıcak nefesini özledim '' şarkısı .
Bu kadar çok özledim dedikten sonra dinlenmez mi şimdi Selami Şahin .


Benim ağlamam gelmiş bence..
ÖZLEDİM

Sevgiler C.A.

13 Aralık 2011 Salı

Çorap Mania

      Benim çoraplarım çok değerlidir :)Çorap çekmecem de çoraplarımın yerleri ve sırası vardır.Renklerine göre dizilidir hepsi.Çok seviyorum hepsini :))En sevdiğim çekmecem ; çorap ve bikini çekmecemdir.Çorap hastalığım gibi bikini hastalığım da aynı derecede:) Kimseler dokunsun,karıştırsın istemem.Kardeşimin ayağında bile gördüğüm de çoraplarımı delleniyorum.Benim onlar:).
       Benim düz renk çorabim hiç yoktur heralde, hepsi desenli,kalpli,böcekli,otlu,renkli,çizgili,ayılı,parmaklı ..
      Öğrencilik yıllarımda arkadaşlarım hergün çoraplarımı merak ederdi bende patilerimi çıkartır gösterirdim:) Çoraplarımla sıraların uzerınde dolaştığım da olmuştur tabi :)
Herkes bilir bu çorap tutkumu,siz de öğrenmiş oldunuz:)
       İleri de kendi evim olduğunda sırf çoraplarıma özel bir çorap odam olsun isterim.
       Ama baksanıza sizcede çok güzel değiller mi ?Görüpte nasıl almazsınız bu çorapcıkları.Ben dayanamıyorum gördüğüm de hepsi benim olsun istiyorum,bütün mağazayı almak istiyorum.Evde daha giymediğim etiketli bir sürü çoraplarım duruyor. Kıyamıyorum da giymeye o kadar güzeller :p


Parmaklı çoraplar en sevdiğimmmm ♥




:)

Sevgiler .. C.A.
      

10 Aralık 2011 Cumartesi

6 Aralık 2011 Salı

Yılmaz ÖZDİL

   Yılmaz ÖZDİL'in bgnki yazısı çok hoşuma gitti..Heryerde paylaştım ,blogumda da sizlerle paylasmak ıstedim.O kadar güzel anlatmış ki, olaylara o kadar güzel örnekler vererek yazmış ki okuduktan sonra gurur duydum kendisiyle..Kısa ve öz çok net yazmış yazısını , ve yine büyüledi beni ..

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19398719.asp

Yılmaz Özdil söylencek söz bırakmamış bence ..Söylenmesi gereken herşeyi söylemiş.

Sevgiler C.A

1 Kasım 2011 Salı

Sen Gittin ..YA BEN ?.

     Bir kaçıştı seninkisi evet kaçtın.Yeni bir hayat kurmak istedin.Onsuz yapamadın .Yenildin.Ayakta durmak zordu belki senin için ; iyi-kötü herzaman yanında olan eşin ,sonsuz güvendiğin, ne yaparsan yap akşamında aynı yatağa girdiğin,aynı yastığa kafanızı koyduğun eşin yoktu belki ama .. Ama biz vardık. İkinizden bir parça. Zordu .. Her ikiniz içinde , hepimiz içinde.. 4 ümüz içinde ! Sen gittin ya şimdi bu zorluktan kaçtın ya ..Mutlumusun acaba ? Ben biliyorum değilsin mutlu değilsin sen.Peki ozaman niye gittin ,niye terk ettin? Ama biliyormusun şu an ben de kaçmak istiyorum . Büyüdükçe zorlanıyorum , insanları sen ben o biz gibi zannediyorum.Hala küçüklüğümde senin oyuncaklarımı herkesle paylasmamı ogrettgın gibi yasıyorum ben .Herkese herseye ragmen,sensizliğe,sizsizliğe rağmen gülüp,iyilik yaparken,hiç düşünmeden sevgiyle paylaşırken oyuncaklarımı..Onlar eskisi gibi değil , benim gibi değil kimse. Ben hala oyuncaklarımla oynuyorum. Ama onlar kırıyorlar .Hem de benim oyuncaklarımı kırıyorlar kendi oyuncaklarını değil. Hayat bu kadar zormuymuş.Zaman ne çabuk akıp geçiyor dimi?Keşke zamanı geri alıp ,sonra da aldığım yerde durdurabilsem zamanı...

29 Eylül 2011 Perşembe

Maymun istiyorummmmm..



   Küçüklüğümden beri babamın yakasına paçasına yapışıp hüngür hüngür maymun istiyorum diye ağlayan ,sirklerde maymunları kucağıma alıp bırakmayan, hayvanat bahçesine sırf maymunları görmek için gitmek isteyen (Darıca Hayvanat Bahçesndeki maymunlarla saatlerce vakit geçiren) de  benim. Çok mu şey istemişim ki acaba :s Sadece evde maymun beslemek istedim .

Kuş ,kaplumbağa ,balık ,hamster ,tavşan ,civciv besledik niye maymun beslemedik .Kendi evin olsun kendi evinde beslersin maymununu dediler hep .Tek başıma ayrı eve çıktığımda eve alacağım ilk şey ''Maymun'' olcak diyebilirim :))

1 ay önce sevgili arkadaşım Cancan ile tanıştım :)) Ve sizinle de tanıştırmak istedim .




Cancan biraz sapık :)



Çokta düşünceli .. Daha 1 yaşında kendileri ( anneme almak için ikna ederken fotolarını gösterdiğimde çok yaşlı ve çirkin dedi noktayı koydu orda ) Ama Cancan daha 1 yaşında annesi ve hiçte çirkin deil :@ :( Çok tatlı ,çok akıllı ,sigarası yok :) ,muz yemiyor . Evet biraz ilginç bir maymuncuk :)




O minik elleri yok mu o elleri dokundukca elleriyle elimi tuutnca içim bi tuhaf oluyor. Alıp eve götürmemek için zor tuttum kendimi kapının önünde Cancan ile kalcagımı bıldıgım ıcın cok zor du ayrılmak ama :(

İnsan gibi.. Sadece konuşamıyor Cancan ama o bakışlarıyla sana dokunuşuyla anlatıyor herşeyi..

Sevgiler C.A.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Biri eksik ..

      Biz dört kişilik bir aileyiz(aileydik). Annem,babam,kardeşim,ben . Mutsuzmuyduk hayır.Mutlumuyduk evet. O zaman niye üç kişi kaldık?! Biz çocuklar mı istedik tabiki de hayır .Kararı biz çocuklar verebilseydik keşke kocaman olsakta çocuklar gibi anneyi babayı bir arada elele görüp onların yanında şımarmak,küçücük olmak kim istemez ki..Annenin,babanın yanında küçük çocuk olup şımarabılıyorsak , yaşından da büyük olup güçlü olmakta zorundasın kimi zaman.. İşte o zamandayım ben ..Güçlü durmak zorunda olduğum zamanlardayım...





       Evde ki objelere bakıp onlarla konuştuğunuz,saatlerce bakıp çok şey düşündüğünüz...bir objeye baktığınız da ağladığınız oldu mu peki ?Evet benim oldu .. Delirdiğimi düşünenler de oldu :)
Evdeki bir çok eşyanın anlamı vardır belki ama en çok onu sana hatırlatan bir tanesidir sadece. Benim için hangisi mi ? Diş fırçalığımız !Evet yanlış duymadınız ''diş fırçalığı'' ..beni ağlatır ,her gördüğümde hissettirir benim zayıflığımı bana ! Özletir aile kavramını bana .
Dört kişiyiz biz ama diş fırçalığında üç tane diş fırçası görmek üzüyor beni..Babamla yaşarken de diş fırçalığımız da üç tane diş fırçası vardı,annemle yaşarken de üç tane .. Ama biz dört kişiyiz! Hayır biz dört kişiydik! Birimiz hep eksik.. Ya annem eksik oldu ya babam... Çok eskilere dönüp düşündüğümde bi diş fırçalığı hatırlatmazdı bana hçbirşeyi ama meğersem beni mutlu eden oymuş..Dikkatimi çekmeyen bir obje oysaki beni mutlu edermiş dördümüzü de bir arada görmek. Dikkatimi mutluyken çekmeyen obje şimdi her banyoya girdiğimde bana bakıyor ordan mutsuz mutsuz biri eksik çünkü..Eskiden bu kadar çabuk kırılmazdı bu kadar çabuk bükmezdi boynunu ..Şimdi hemen kırılıyorlar çok çabuk eskiyorlar..   Çünkü ;

Biri eksik..

Çok eskidendi diş fırçalığımızdaki diş fırça sayısının dört kişi olması.. Bundan sonra hep üç kişi olcak! Biz dört kişilik bir aileyiz(aileydik). Anne baba kardeş abla .Annenin kırmızıydı hep diş fırçası,babanın mavi,kardeşin pembe,ablanın mor . Kırmızı olmadan renk topluluğu olur mu olmaz ! Peki ya mavi olmadan bir bütün olur mu olmaz! Biri hep eksik.. Bi yanım hep eksik ...Diş fırçalarımız sapasağlam ayakta duruyorlar ,hayatlarına devam ediyorlar aynı şeklde ama biri eksik .. Ne kadar mutlu ne kadar güçlü devam edebilirler ki hayata ? . . .

Biri eksik ... !

________________________________________________________________  C.A.
  

17 Haziran 2011 Cuma

Bodrum Bodrum . .

     Bekle bizi Bodrum ..
Her yaz 3 ay tatil yapan ben .. Bu yaz tatile çıkamayacağım diye daha kışın bunalıma girmiştim :) Ama bgn tatilimizi ,uçak biletimizi aldık !. Evet bu ayın 23 ünde Bodrum yolcusuyum .En kötü geçireceğim yaz bu yaz olacak derken ; belki de şu zamana kadar geçireceğim en güzel yaz bu yaz olacak. Ve inanıyorum ki buna olacak .İşten ayrıldım.Çok huzurluyum ,mutluyum bol bol keyif yapıyorum .Geç kalkıyorum ,dinleniyorum bol bol ..Miss gibi tatilimi de yapcam ve sonra CV mi yollamaya başlıcam .Ama şu an ben tatilee çıkıyorum ya çalışmıyorum ya tatilim var yaa tatil yapabilcem ya benden MUTLUSU yok! :)) Hem de en sevdiğim insanla tatile çıkacağım .İçimdeki bu heyecanı mutluluğu sizinle de paylaşmak istedim bgn içimde tutamadım. İlk defa mı Bodrum'a tatile çıkıyorum 'hayır' ! Eee niye herzmnkinden daha çok heyecanlıyım ?! Niye mi ... Çünkü insanın en sevdiği insanla tatile çıkması bambaşka bir heyecan sanki ilk defa tatile çıkacakmışım gibi .. İlk defa Bodrum 'a gidecekmişim gibi ...Çocuklar gibi yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz ... diye saymaya başladım :D




Nasıl anlatsam,nerden başlasam, mmmm.....
Bodrum Bodrum, Bodrum Bodrum

Duygu, biraz duygu
Bütün isteğim buydu
Biraz deniz, biraz uyku
Bütün isteğim buydu
Bodrum Bodrum, Bodrum Bodrum

Nasıl anlatsam,nerden başlasam
Kaç kişiydik o zaman bak,
Kaç kişi kaldı şimdi
Bodrum Bodrum

Bir zamanlar aşık olmuştum
Ama şimdi ismi neydi unuttum
Bodrum Bodrum, Bodrum Bodrum

Alışveriş telaşı , bavul hazırlıkları , tatlı koşuşturmacalara bu akşamdan başladım bile :) Tatilimiz kesinleştiği gibi attım kendimi dışarı çok tatlı şeker pembiş pembiş topuklu ayakkabı aldım . Asıl yarın beraber çıkacağız alışverişe , tatilimizin yerine , kalcağımız otele ,uçak biletlerimize herşeye beraber karar verdiğümiz gibi alışverişimizi de beraber yapcaz . Bavulumzu da beraber hazırlayacağız . Biz beraberken bizden mutlusu bizden huzurlusu bizden güzeli yok. Biz bu tatili hakettik :) 
 SEVMEK güzeldir. SEVİLMEK güzeldir.

Bizimkisi çok farklı bir hikaye ..



Herkese mutlu huzurlu tatiller :)

Sevin ! Sevmesini bilin ! İsteyin ! Yeter .. Herşey çok güzel olacak demesini de unutmayın..



Sevgiler C.A.

17 Mayıs 2011 Salı

Bir başkadır hamak keyfi ..



Kim istemez ki şimdi orda olmak .. Tek başına günlerce hiçbirşey yapmadan gözlerini kırpmadan gökyüzünü izlemek , yıldızları izlemek .. kendinle konuşmak saatlerce düşünmek ...Bir başkadır burda düşünmek , çözümü olmayan dertlerinin bile çözümünü bulursun burda düşündüğünde..


Bazenleri de insan tek başına kalmak istemez.. Yanında sevgilinle,sevdiğinle beraber belki hiç konuşmadan sadece gözlerinin içine bakmak , el ele tutuşup yıldızları sevdiğinle izlerken kayan yıldızlara bakıp dilek tutmak kim istemez ...


                                                    İşte  huzur  budur ...




Sevdiklerinle beraber yaşayabileceğin en keyifli anlardır bu anlar..

Mutluluk...

Sevdiklerinizle beraber huzurlu , sağlıklı , bol hamak keyifli günlere .. :))

     SEVGİLER.. C.A.

29 Nisan 2011 Cuma

Minik Bir Aşk Hikayesi

    
           Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değnegi ve el yordamı ile otobüse binmişti.
Şöför : -Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi, dedi.

Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir hava subayı idi. Bundan birkaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve asla göremeyecekti.

Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti. Asla karısını yalnız bırakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerinde durana kadar cesaret verecekti.

Günler geçiyordu. Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu. Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı çok üzüyordu. Bir an önce bir şeyler yapması gerekiyordu, karısı günden güne kendi içine kapanık dünyasında kayboluyordu.

Bütün gün düşündü koca nasıl yardım edebilirim güzeller güzeli eşime. Birden aklına eşinin eski işi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyecekti, çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi. Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı.
Karısı dehşetle gözlerini açtı.
 
- Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı.

Kocası ona destek olacağını her sabah işe onu kendisinin bırakacağını ve akşam alacağını ve ona çok güvendiğini söyledi. Çünkü eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu.
Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu.

Her sabah eşini işine bırakıyor ve akşamları alıyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karısı eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti.

Akşam karısına:
 
- Artık ise kendin gidip gelmelisin, dedi. Kadın şaşırmıştı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.

Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek işine gidebiliyordu .

Günler günleri kovaladı hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, şöför :
- 'Sizi kıskanıyorum, hanımefendi' dedi.

Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan, neden, diye sordu.

Şöför,
 
- Çünkü her sabah sizin arkanızdan bir hava subayı genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karşısına geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp size her gün sevgiyle el sallıyor, dedi."
 
 
  
                       UMARIM HEPİNİZ BU TÜR AŞKLAR YAŞARSINIZ...
 
 
 
 Gerçekten aşkın var olduğuna inanacaksınız sizde ben çok etkilendim bu aşk hikayesinden ve sizlerle de paylaşmak istedim..  'İşte buna AŞK derler AŞK derler ... :) ' 

28 Mart 2011 Pazartesi

Mutlu değilmiymişim yani ben şimdi ... ?!

     Belki de en mutlu olduğum günün gecesiydi bu başıma gelenler , sizlere anlatcaklarım ..!
Uykumdan uyandırdı beni lanet olası kaşıntı .Yok ben hayatımda hiç böyle kaşınmamıştım, söktüm parçaladım bütün vücudumu kaşı kaşı .. Ama yok geçmiyor bütün gece cebelleştim durdum , neler olduğunu anlamaya çalıştım . Anlamsız kaşıntılarla boğuştum durdum sabaha kadar ..Sabah işe değil hastanelere düştüm ! Bi o acil bi bu acil .Testler bıdı bıdı derken saat 12 oldu! İşte bende bu saati bekliyordum zaten aslında hiç o doktor bu doktor aciller hastanelerde koşuşturmacalar ve sonucunda da neyin olduğunu bilmeden eve döneceğimi bildiğim için hiç gitmek istemiyordum ama bekleyemedim o halde evde kaşınarak ölebilirdim ! Hemen kendi doktorumu aradım ! BARIŞ DERVENT ( benim bizim ailenin vazgeçilmez cildiyecimiz ) ! Normalde 1 ay sonraya randevu verir kendileri fazlasıyla yoğun oldukları için ama dünyalar tatlısı sekreteri ( yılllar geçsede hep aynı kalan kadın ) ayarladı hemen saolsun :)
      Barış Bey , görür görmez koydu hemen teşhisi !  ' ÜRTİKER ' dedi ! Ne ne ne ..? dedim ! Tekrarladı , ben de tekrarladım..Senin anlayacağın 'beyninde seni yiyip bitiren kurtcuklar var ' dedi ! Yine benden çıkan tepki ne ne ne .. oldu ! Bi an da cildiyecim psıkoloğum oldu . Başladı neyin var kızım bu kadar sıkıntı stres yaptın , hastalığımın tek sebebi stresmiş ! Şu lanet olası STRES ten gidicem yakında !!!!
C: -Barış Bey cidden hiç bi stresim yok şu sıralar aksine çok mutlym .
B: -Hayır ! Çok büyük sıkıntıların var ki ' urtiker ' olmuşsun . Anlat hadi kızım bu yaşta ne derdin var bu kadar ?
C: Allahım yardım et YOK . Mutluyum ben :(
B: Hayır mutlu değilsin !
:s
( Geçmişime doğru gitmeye başladı ,evet geçmişimde çok şey yaşadım , tüm zorlukları yendiğimi düşünüyodum ama ben , hep güçlü durdum , herşeye karşı ayakta sapasağlam durmasını bildim ama içime ata ata sıkıntıları stresleri içimden taşıverdi artık demekki .. )
     Bi de bu ilk değildi ki geçmiş dosyalarımı da çıkarmış doktorum ben gelmeden önce yine cildimde stresten bi sürü şey çıkarmıştım zamanında da , stresten ölücem ben ölümüm stres olcak biliyorum bunu .!
     KORTİZON tedavisine başlamam gerekiyomuş ! Şaka değil gerçek ! 15 günlük kortizon tedavisine başladım bugün 5. günüm ..! Bu kadar zor bir 5 gün yaşamamıştım ben hayatımda. Sıfır TUZ ! , tatlı yok , şeker yok ! Ne yiyiyorsun diye sormayın , bende bilmiyorum ! Hep açım açım açım :) Ama kardeşim herşeyin içinde TUZ mu olur ! Yediğimiz herşeyde tuz varmış resmen ! Ve ben tuzlu yiyecekler yersem şişermişim ! Ben ve kilo ! Hayatım boyunca hep zayıftım hiç kilolu olmadım , kilolu bir ben nasıl olur acaba :))Hayırrrr korkularımmm var..Nasıl geçcek bu kortizon tedavisi bilmiyorum :( . Çok zor ben böle daha çok sıkıntıya girdim daha çok strese girdim kimsenin haberi yok :(
Bi de bi de eğerki ben 15 gün de beynimdeki kurtcukların hepsini öldüremezsem tedavinin hiç bir anlamı yokmuş ! Hayatımdaki tüm olumsuzlukları , beni rahatsız eden mutsuz eden tüm herşeyi çıkarcakmışım hayatımdan tertemiz bir sayfa açcakmışım herşey bembeyaz olcakmış ( sadece 15 gün de ) ! Keşke o kadar kolay olsa geçmişimi bu kadar kolay silebilmek !Yaşadıklarımı unutabilmek .. Oysaki doktorum ne kadar da rahat söylüyor bunu ..

Hep vurdumduymaz bir insan olmak istemişimdir! Ama olamıyorum işte en ufak şeyleri kafama takabilen bir yapıya sahibim ne yazıkki işte sonuncunda da urtiker miş kortizon muş tuz suz yaşamak mış ....

Tuzsuz tatsız hayat mı olurmuş !

Amaa ben mutluyummm :)) herşeye rağmen !!!
Çok daha mutlu olucam buna inanıyorummm !...

Sevgiler  C.A. ...

     

28 Şubat 2011 Pazartesi

Pazar sabahlarını seviyorummmm (:




     Dün kursumun 3. haftasıydı .. 3 haftadır pazar sabahları büyük bi hevesle koşa koşa gidiyorum , cumartesi geceleri geç yatsam da hatta bu cumartesi hiç uyumasam da sabah saat 10 da orda oluyorum :) çünkü fotoğrafçılığı seviyorum . Fotoğraflara aşığımmmm diyebiliriz..Sizlerle Fotoğraf Aşkımı kursumun 13 şubat da başlayacağını büyük bi heyecanla , sevinçle paylaşmıştım . Ama bi türlü fırsat bulup yazamadım size ..

     Fotoğrafçılık sanatını öğrendikçe daha çok mutlu oluyorum . Fotoğraflara baktığımda  eskiden bambaşka yorumlayıp bambaşka bi gözle bakarken .. şimdi ise ; fotoğrafları profsynel anlamda okuyabiliyorum ..Öğretmenimiz o kadar iyi ki çok şanslıyım bu konu da iyiki İFA - 'TD Fotoğrafçılık' sizi tercih etmişim diyorum ( dedim ) daha ilk günden :)) O kadar başarılı aktardı ki bize bilgilerini .. eşi de kendisi de dünya harikası insanlar . Üstelik eşi de doğum fotoğrafçısı ! Benim de en çok istediğim şey ..süperr bir meslek ( doğum fotoğrafçılığı ) başka hiç bir mesleğe benzemiyor..

Didem Engin Ünsün Özgeçmiş

   1981 yılında İstanbul’da doğdu. 1998 ‘de Yıldız Teknik Ünversitesi Meslek Yüksek Okulu Fotoğrafçılık Programında aldığı derslerle fotoğraf gelişimini ilerletti.
2003 yılında kendisi gibi fotoğrafçı olan eşi Tolga Ünsün ile birlikte T&D Fotoğrafçılığı kurarak; profesyonel tanıtım fotoğrafçılığına başladı. 2004 yılında özel gün fotoğrafçılığına yöneldi. Her iki alanda da fotoğraf çekerek hayatını sürdürüyor.

 

Tolga Ünsün Özgeçmiş 

   1975 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul yıllarında ilk fotoğraf makinasını aldıktan sonra fotoğraf merakını ilk önce hobiye, daha sonra 1991 yılında mesleğe dönüştürdü. 1997′de Yıldız Teknik Ünversitesi Meslek Yüksek Okulu Fotoğrafçılık Programına girerek Mehmet Kısmet, Reha Akçakaya ve Orhan Cem Çetin ‘den aldığı derslerle gelişimini ilerletti.
Eğitimi boyunca Orhan Cem Çetin’in stüdyosu Hezarfen Fotografya’da çekim asistanlığı yaptı. 2001 yılında mezun oldu. 2001-2003 yılları arasında askerlik görevini yaptıktan sonra, 2003 yılında kendisi gibi fotoğrafçı olan eşi Didem Engin Ünsün ile birlikte T&D Fotoğrafçılığı kurarak; Kuz Optik, Mudo, Dali Tasarım, On The Line, Contact Plus, İstanbul Jazz Center, İstanbul Fotoğraf Merkezi, Burhan Doğançay Müzesi gibi alanında tanınmış şirket ve kurumlara; Beşiktaş Spor Klubü, Aman, Geniş Açı Fotograf Sanatı, Rixos, Atlas Havayolları Jetlife, Chica gibi popüler dergilere ve Burhan Doğançay, Kerem Görsev başta olmak üzere sanatçılara hizmet vermeye başladı.


   Haftaya son haftamız Gülhane Parkında buluşacağız sabah saat 10 da .. Bol bol fotoğraf çekeceğiz ve sonra sertifikalarımızı alıp vedalaşma zamanı ... Fotoğraf çekmekle ölene dek vedalaşmam vedalaşamam hayatta ama benim gibi fotoğraf aşkıyla yanıp tutuşan sevgili arkadaşlarımla yukarıda sizlere de tanıttığım hocalarımla vedalaşmak zor olcak.. Az zaman da olsa belki tanışmamız ; aynı tutkuyu , aynı merakı , fotoğraf mak., fotoğrafları gördüğümüzde içimizdeki o anlatılmaz hissin hepimiz de aynı oluşu ısındırdı hepimizi birbirimize ..
Kimimiz doğa fotoğrafçılığı , kimimiz macro( yakın çekim ) fotoğrafçılığı , siyah&beyaz fotoğrafçılık veya benim gibi doğum fotoğrafçılığına merakımız var..

    Boynumdan fotoğraf mak. hiç çıkarmadan gezmek istediğim çok yer var ..

   Kursum bittikten sonraki pazarlar ben yine belki sabah saat 10 da kalkamasam da :)) kalkar kalkmaz boynumda fotoğraf mak. tek başıma atıcam kendimi sokaklara fotoğraf mak. beni nereye götürürse oraya gidicem ve hiç durmadan her an her yerde fotoğraf çekeceğim. :)
Fotoğraf çekmeyi sevdiğim kadar çekilmeyi de seviyorum (:
Hepinizi seviyorum :)


____________SEVGİLER C.A.

17 Şubat 2011 Perşembe

Yabancı misafir

Dün akşam anneannemlere yemeğe davetliydik..Arabamızı park ettik , hava buz ! koşar adımlarla apartmana doğru ilerliyoruz. İlk olarak apartmanın kapısında bir sürü sokak köpekleri karşıladı bizi , köpeklerden korkmuyodum ama niye burdalar ? ne işleri var burda ? şu zamana kadar hiç karşılamamışlardı beni ?? soruları o an aklımdan geçmedi diyemeyiz . Neyse sevimli pıtıklar diyerek apartmandan içeri girdiğim an yaşadım tüm duyguları içimde ..acı , üzüntü , korku , endişe , şüphe .. ( hava buz gibi diye çığrınırken arabadan inip 3 adım atarak gireceğim mesafede bile buzzzz diye şikayet ederken karşılaştım bi de bu kareyle !) burnuma gelen nefes almakta zorlandığım pis bir koku , mermerin üzerinde bir battaniye üstünde yatan cildi kirden simsiyah olmuş ,ayakları sığmamış battaniyenin dışında çıplak donmuş oynatamadığı parmakları ...bizim sesimize uyanıp kafasını kaldırıp , bişeyler mırıldanmaya başladığı an da korku dolu bakışlarla ,koşar adımlarla çıktık merdivenleri ...
 İçimizdeki duyguların hepsi yüzümüze bakıldığında belli oluyormuş ki demek ki evin kapısını açıp, bizi gördükleri an da başladılar anlatmaya ...

Apartmanlarının yabancı misafiriyle tanıştıkların da apartmanın dışarısında yatıyormuş yanında ki arkadaşları (köpekleriyle)
Teyzem ile anneannemin amca amca diye seslenişleri uyandırıo bizim yabancı misafiri ve sorular karşısında gelen cevaplarla tanışıolar amcayla.. içeri alıyolar amcayı , yukarıdan sıcak yemek su getiriyorlar ..amca karnını doyururken anlatmaya başlıyormuş..


Üniversite mezunu , muhasebe okumuş . Varklıklı bir ailenin oğluymuş. Sokağın başındaki okulun bahçesin de yatıyormuş bundan öncesin de geceleri .. ama şikayet etmişler kovdurmuşlar çaresiz adamcağızı ...Şimdi de apartmandan şikayetler gelmeye başlamış .Yabancı misafirin kimseye zararı yok ama şikayet edenler de haklı değiller mi ? Ama amcamız da suçlu değil ki ..!
Gece geç saatlerde içeri girerken korkuyolarmış komşular , kimisi köpeklerden -kimisi yaşlı amcadan..
Evet aynı korkuyu ilk gördüğümüz an bizde yaşadık ama belki de size en son zarar verecek kişi o kişi !

İlk başta çok samimi bulduğunuz, korkusuzca ilk gördüğünüz an da sarıldığınız, içimizie çektiğimiz mis kokusu , sizi sadece mutlu edeceğine inandığınız insanlar size zarar verip , kalbinizi kırmakta hiç zorluk çekmezken ; dün akşam karşılaştığım ilk gördüğüm de korkutuğum yanına yaklaşamadığım pis kokulu , tenine belkide elimi bile deydiremeyeceğim bu insandan zarar gelir dediğimiz insanlar belki de bizi en son üzecek,en son kalbimizi kıracak olan insanlardır.

        Ve yediğimiz yemekten ayırdım , ona da bi tabak yaptım ve indirdim aşağıya uzun uzun amcaa amcaa diye seslendim uyanmadı yattığı yerdeki cama vurdum öyle uyandı belli ki soğuktan donmuştu :(
Yüzündeki o bakışları belki de hiç unutamayacağım ifadeyle baktı gözlerimin içine , erkenden uyumuşsun amca dedim.'Ne yapacağım ki başka kızım dışarısı buz ' dedi bana ama yattığı yerinde dışarıdan pek bir farkı yoktu .Yemeği aldıktan sonra belki 5 belki 10 kere 'teşekkür etti ' ..

Asıl ben sana teşekkür ediyorumm ..Bana içten sahici yalansız umutlu gözlerle gözlerimin en derinine en duygulu ifadenle baktığın için , içten ettiğin teşekkürlerin için .. Bir kere daha bana ŞÜKRETMESİNİ hatırlattığın için ..



Sevgiler C.A.

2 Şubat 2011 Çarşamba

Bu Sabah ..

Bu sabah..
Alarmım diye çalan telefonumu sinirle alıp fırlatmaya kalkışacakken uykulu gözlerle gördüm ki ''babişkom 'arıyor'' yazıyordu ekranda .. her sabah beni işe gitmek için alarmım uyandırırken bu sabah.. aradaki 7 saat farkı hesaplayıp beni alarmımın gıcık sesi yerine ; özlem dolu ,titrek sesli Herşeyimm, bitanecik babişkomm uyandırdı !..Telefonda günaydın bitanemm dedikten sonra benim daha konuşmama bile fırsat vermeden sarfettiği duygu dolu sözler o titrek sesiyle arada arkadan gelen hıçkırık sesleri düğümledi boğazımı , akıtmadı gözyaşlarımı , sesimi en mutlu frekansa ayarlayarak cevap verdim babama .. '' - oofff baba saçmalama canım sabah sabah yapma böyle ne bu duygusallık canım '' diyebildim sadece.. İçimdekileri söyleyemedim...
Seni seviyorum , Sen dünyanın en iyi BABASISIN ! ,ÖZLEDİMMm özledimm özledimmmmmmmmmmmmmmmmmm babacığım diyemedim !!!Özlemimi ifade edemedim telefonda söyleyemedim . :(
Tutuldum kaldım ..titreyen çenem , sıktığım dişlerim , sımsııkı yumruğum ,kırpmadığım gözlerimle dinledim sadece sevgisini , acısını , özlemini , pişmanlıklarını karşılık veremeden dinledim ...
Annemle beraber yatıyorduk o an telefon da ağladığımı görsün istemedim !Güçsüzlüğümü görsün istemedim !
Oysa ki bu sabah ... o kadar güçsüzdüm ki ...



Evden çıkana kadar zor tuttum gözyaşlarımı , herşeyi içime attığım gibi gözyaşlarımı da attım içime evden dışarı çıkana kadar ...

Servisi beklerken yine toparlandım omuzlarımı dikleştirdim ayaklarımı yere vurarak güçlü adımlarla yürüdüm, bindiğim de sanki dünyanın en mutlu kızıymışcasına gülümsedim.
Oysa ki bu sabah .. o kadar güçsüzdüm ki ...
...
..
.
Sen bir zamanlar söylerdin ya anneme ; - Özledim teninin kokusunu özledimm...şimdi de ben sana söylüyorum ; -Özledim sımsıcak nefesini özledim Özledim sohbetini o sesini özledim Gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin...
Sen gittin ya yaşantımın bir anlamı kalmadı
Sen gittin ya pencereme bir kez güneş doğmadı
Sen gittin ya senden sonra mutluluğum olmadı 
Senle geçen günlerimin kıymetini bilmedim

Özledim teninin kokusunu özledim         
Özledim sımsıcak nefesini özledim        
Özledim sohbetini o sesini özledim      
Gelmedin gözbebeğim can yoldaşım gelmedin

Sen gittin ya gözlerimde yaşlar bir an dinmedi
Sen gittin ya ellerimden resmin bir an düşmedi
Sen gittin ya o gün bu gün inan yüzüm gülmedi 
Senle geçen günlerimin değerini bilmedim      
....


 Yaşadığım bu sabahın ardından bi de işe geldiğim de Defne Joy Foster öldü ! haberini okuyunca inanamadım !
Şoka girdim ! Hayat dolu , neşeli , devamlı kahkahalar atan , çılgın , deli dolu ANNE yaşamını yitirdi.... minnacık hayattan habersiz oğlunu , eşini , ailesini ,sevenlerini bizleri bıraktı ve gittii..
Daha pazar günü Yok Böyle Dans da sergilediği hazırladığı dans showlarını izledim .SON dansıydı elendi  fakat yine neşesiyle gülerek yaptı son konuşmasını İYİİİ EĞLENCELERRRRRRRRRRRR diye son kez bağırdı en güçlü sesiyle ...
:'(
Çok üzüldümm !
Allah rahmet eylesin.

Bu sabah ..
keşke hiç uyanmasaydım ...

Bu sabah ...


24 Ocak 2011 Pazartesi

Kil maskesi !


Kil maskeleri, cildinizi rahatlatır, sivilcelerinizi leke bırakmadan kurutarak yok eder.Aktarlarda satılan kil maskeleri toz halinde oluyor ve kutularda satılıyor.Kil maskesi tozunun yanında bir de aktarlardan alacağınız kayısı çekirdeği yağı bu maske için yeterlidir.Üstelik hazırlanışı da çok kolay olan bu maskenin fiyatıda çok hesaplı :)






1 yemek kaşığı kil tozu, 1 damla kayısı çekirdeği yağı ve 1 damla halis zeytinyağını küçük bir cam kasenin içinde içtiğimiz ılık su ile veya soda ile macun haline gelene kadar karıştırıyoruz . Yüzümüzü kil sabunu ile temizleyip maskemizi uyguluyoruz.  Paketin üzerinde yazan süre kadar ( ortalama bu süre 10 dakika ila 20 dakika arsında değişiyor) yüzünüzde tutuyorsunuz ve ardından ılık su ile yıkıyorsunuz. Haftada iki gün uyguluyorsunuz.Diğer günlerde killi sabun ile yüzünüzü yıkamanız yeterlidir.

Kil sadece yüz için değil saç için de uygulanıyor.Saç dökülmesini önlüyor, saçların parlamasını kuruluğunun giderilmesini, daha hızlı uzamalarını ve yumuşacık saçlara sahip olmamızı sağlıyor.

SAÇ için ise ;
1 yemek kaşığı kil tozunu sadece ılık su ile macun haline gelene kadar karıştırıyoruz ve yıkandıktan sonra temiz saça uyguluyoruz tamamen yediriyoruz  ve ılık su ile durulayıp çıkıyoruz .Fakat siz de benim gibi'ben maskeyle uğraşamam' diyorsanız killi sabun ile de saçınızı yıkayabilirsiniz. Yine benim gibi ' nasıl yani sabun ile saç nasıl yıkanır :s o da nasıl bişeydir korkularım var :)) diyorsanız sakın korkmayın bende ilk defa saçımı bildiğimiz aktardan aldığım yukarıdaki sabunla yıkadım ve gerçekten ilk yıkamam da saçlarım parladı .İlk olarak saçınızı normal şampuanınızla yıkayın ve ikinci kez saçınıza yapacağınız şampuan yerine killi sabunla yıkayınız . Sonuçlarını sizde benim gibi ilk seferde göreceksiniz.

Haftasonu Kadıköydeki bir aktar amcanın tavsiyeleri üzerine aldığım bu malzemeler umarım (yüzümde ergenliğim de bir tane bile sivilce çıkmayan)şimdi anlamsız şekilde bir anda çıkan şu sivilcelerimi hemencicik yok eder!
'' en başta bu maskelerden önce STRESi hayatımdan çıkartırsam anında kaybolcak o sivilceler cildim pürüzsüz eski hali gibi olcak ''biliyorum eminim buna ama işte ....
Herşeyin başı STRES !!
STRESTEN UZAK DURUN. STRESSİZ İYİ HAFTALAR ..

12 Ocak 2011 Çarşamba

Pıtık'm ... !




Hamsterm (Pıtık'm) acaba suan hala yasıyormusun ? kımınlesın ? pıtık yerıne ne dıyorlar sana ? adın ne ? benım gıbı sewgıyle bakıyorlar mı sana ? sewıyorlar mı sabahtan aksama kadar ılgılenıyolar mı senınle ?...
Ahh pıtıkım ahh o babam yok mu o babam senı cok sewdı aslında ama su yaramazlıgına dayanamadı adam:)
yaramaz pıtıkcık senı cok ozledım ben ama :(
Yaramazlıgını örtmek için aile fertlerine fazlasıyla direnç gösterdim .Sonunda senın ıcın babamla aramızda kı şu buyuk savaşı babam kazandı !
İlk aldıgım günü senınle tanısmamızı hıc unutmuyorum .O kadar mınıktın kı adını PITIK koydum :) cok da sevımlıydın , bi bakısın vardı acılı acılı aynı küçük emrah gibi oluyodun :))
süslü mü süslü kafesinde bembeyaz şeker gibiydin :) ilk basta hemen alamamıstım senı elıme hıc masum deıldın cunku fazlasıyla hırçın ve yaramazdın . elıme kar eldıwenlerımı gecırıp ole tutmustum senı hahaha :D
Kutuphanemın en genıs rafını sana özel bosaltmıstım . Yatarken senı oraya bırakıodum fakat kalktıgımda hıc bır zaman senı orada gormuyordum . Evde sabah sabah fıldır fıldır senı arıyodum ya banyo da duşa kabinin içinde ya salonda kapalı balkonun en dibinde =) ya da koltukların arkasında .. bulmam ılk zamanlar cok zor oluyordu senı bagıra cagıra babamı uyandırıyordum sınırlı bakıslarla cıglıklarla uykusundan uyandırıp getırıyordu senı bana :)) bi de her sabah kafesının ıcınden diş macunu , tahta parcaları cıkartıyordum !.bunların hepsi niye mi  Pıtık'n gece koşusu yüzünden..(: takur tukur takır tıkır hiç durmadan sabaha kadar koşan pıtık babamı çıldırtırsa böle olur işte.. adam haklı tabi...!ama babama haklı oldugunıu hıc bır zaman solemedım hep bagırdım hep cagırdım .Çünkü Pıtıkıma çok alışmıştım hemencicik ve çok sevmiştim onu kaybetmek istemiyordum ..


sabahları uyandıgımda babama haykırıslarım.
-Babaaaaaaaaaaaaaaaaaa yıne nerdee Pıtık ? bulamıyorummmmmmmmmm!
-BABAaaaaaaaaaaaaaaaaaa ınanmıyorum sana pıtık butun gece senın yuzunden gece dönemediği için baygın vaziyetdeee ! ölücekk hayvancagızıımmmmm ! :( ühühühü !
babamdan gelen cevap:-gündüzleri hep uyuyor bu hayvan bütün gece ayakta harıl harıl dönüyor arkadaş gündüz dönsün.Gece dönmesini engelliyorum ama gündüz dönebilir engelleyen yok aaa !
-(kafesının ıcınden çarkını cıkartamadıgı ıcınde her gece neyle sıkıstırsam dönemez bu diye her sabah farklı seylerle karsılasıodum dedıgım gıbı *diş macunu *tahta parçaları*kalem*anahtar ..:)  )
-Babaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa pıtık kıpırdamıyooooooooooooooooooooooo diye çığrınırken bi yandan da takıp tıkıstırdıgı eşyaları kafesın ıcersınden cıkartıyorum.
....
Babam bi sabah yine böyle pıtıkımı ararken çığrındıgım sırada herseyını hazırlamıs torbaya koymus yemlerını oyncaklarını kafesı de tutusturdu elime yolladı beni petshop a !
5 dakka geçti kapıyı çaldım aşşağıdan , akıllı babam balkona çıkmış aşşağı bana bakıyor ve elimde pıtıkımıı minnoş hamsterım sevimli dostumu görünce ısrarla çaldığım kapıyı ısrarla açmadı . Bizi içeri almamakta fazlasıyla ısrarlıdı .
Çok alışmıştım pıtıkımaa ben herşeyiyle sevmiştim onu vedalaşmamız çok zor oldu o yüzden ..
odamı pisletmesini , gece benim hiç duymadığım ama babamı dönerken çıkardığı sesle uyutmamasından dolayı sessızce pıtıkımı odamdan kaçırıp en uzak köşelere koyup sabah kalktığımda pıtıkımı arayışlarımı , sıka sıka mıncıklayarak sevmeyi , omuzlarımdan inmeyişlerini , havuçla oynatarak havuç yedirmesini ,mini mini ayakcıklarını ellerını ,kafesinden çıkardığımda aksama kadar evin her yerınde bulamadıgım ya hiç bulamazsam korkularımı bile özledimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm !...en çok da verdiğim fındığı öndeki iki eliyle tutup yavaş yavaş kemirerek yemesini özledimm :(

Pıtık'ımın meşhur çarkı ! :)


 
Pıtık'm senin yerine hiç bir hamsterı koyamasamda hepsi ayrı bi tatlı oluyo yahu senin kadar deil ama . ;)
Hayvanları seviyorum ..

Sevgiler C.A.


11 Ocak 2011 Salı

Fotoğraf aşk'm

Fotoğraf aşk'ma attığım ilk adımdı sanırsam yaptığım bu kayıt işlemi :) fotoğrafçılık kursuna kayıt oldum. Ocak ayı dolu olduğu için Şubat ayı başlayacak kursum .(13 Şubat pazar günü :) ) heyecanla bekliyorum 13 şubat seni .. 1 aylık bu fotoğrafçılık kursuna her pazar sabah saat 10 ' da gideceğim.

Fotoğraf çekme tutkum , fotoğraf yorumlarım , gözlemlemelerim , anılarım , çektiğim fotoğraf kareleri hem ağlatır beni hem güldürür. Çektiğim basit bi fotoğraf belki size baktığınızda hiç bi anlam vermeyecek saçma bir fotoğraf beni saatlerce ağlatır diğeri ise saatlerce güldürür.. Belki beni elimde küçük bir fotoğraf parçasına saatlerce düşünen gözlerle bakarak , kimi zaman gözümden yaşlar akarken bakarak kimi zamanda fotoğrafa 32 dişimi göstererek baktığım da görseniz delirdiğimi düşünebilirsiniz :) fotoğraflara baktıkça aldığım haz , bakarken yaşadığım duyguların tarifi olmaz .
Anı ölümsüzleştirmeyi ..!seviyorum işte bunu seviyorum ben ...
Profesyonel ftğraf mak. bakıyorum bakıyorum araştır araştır hala daha yok bulamadım , bilemedim hangisinin benim olması gerektiğine karar veremedim. 






Heyecanla yeni bir profesyonel foto. mak. almayı bekliyorum( karar verebilirsem! )
Heyecanla 13 şubat gelsin istiyorum .
FOTOĞRAF TUTKUM beni fazlasıyla heyecanlandırıyor zaten ..
Zamanla en iyi yerlerde en iyi fotoğrafları çekmek istiyorum ...
Fotoğrafçılığı seviyorum :)
'Sevgiler C.A




9 Ocak 2011 Pazar

KADINLARI MUTLU ETMENİN YOLU :)




01. Saçlarını okşa,
02. Yücelt,
03. Şımart,
04. Gözlerinin içine bak,
05. Geleceğe ait planlar yap,
06. Dil dök,
07. Yalvar,
08. Destek ol,
09. Yemeğe götür,
10. Alışverişe götür,
11. Tekneye bindir,
12. Güldür,
13. Zeka oyunları yap,
14. Müzik dinlet,
15. Teşvik et,
16. Teskin et,
17. Affet,
18. Hayran kal,
19. Banyosunu hazırla,
20. Güven ver,
21. Kapıyı tut,
22. Asansörde kat düğmesine bas,
23. Arabasının kapısını aç,
24. Isıt,
25. Sarıl,
26. Öp,
27. Ona hasta ol,
28. Kulağına fısılda,
29. Ayaklarına masaj yap,
30. Konsere götür,
31. Onu her yerde ve her zaman bekle,
32. Tanrıçan yap,
33. Onunla birlikte rejim yap,
34. Onunla birlikte spor yap,
35. O uyumadan uyuma,
36. O uyanmadan uyanma,
..
.
.
...
1000. Ne istediğini önceden anla,
1001. Günde yedi kez özür dile,

1002. Sürekli onu dinle,
1003. Yorganı çekince ses etme,
1004. Yorganı titretme,
..
...
..
6789. Spor araba al,
6790. Saat al,
6791. Yüzük al,
6792. Küpe al,
6793. Traş ol,
6794. Saç seklini değiştir,
6795. Kareli gömlek giy,
6796. Yemin et,
6797. Dayan,
6798. Katlan.

...




ERKEKLERİ MUTLU ETME SIRLARI

01. Karnını doyur.
02. Televizyonun kumandasını ver
03. Önünden çekil...

1 Ocak 2011 Cumartesi

Güle Güle 2010 Hoşgeldin 2011 !!!

2010 seni hiç sewmemıstım ki ben .. güle güle derken sana o kadar mutlu oldum ki ...kararta kararta dünyamı simsiyah bulutlarla kaplamıstın etrafımı ! Hayatımın anlamını, aşkımı , en değerlimi,en sevdiğimi , bi gün bile ayrı kalamadığım,hem annem hem arkadaşım hem sevgilim olan babamı aldın benden 2010 ! Çok uzaklara götürdün hem de çoook.. ayırdın bizi birbirimizden SEN ! Gülmeyi unutturdun bana SEN!Gözyaşlarımı tükettin SEN !O benim Dünyam benden ayrı başka topraklarda bensiz ülkede bensiz evde yaşarken benden aldığın hergün aktı gözyaşlarım durmaksızın.. Hiç yaşamadığım bambaşka bi hayata sürükledin SEN beni ! Bana yaşattığın her acı en saf en temiz duygularla kurduğum  hayallerimi yıktı !artçı depremler yaşata yaşata sonunda SEN yendin beni. içimdeki çocuğu öldürdün SEN ! Kalbimi sıkıştırdın , nefes almamı zorlaştırdın SEN ! SEN beni depresyona soktukça ben güçlü ben yapmacık da olsa gülerek çıktım depresyondan !Gücümü alamayacaktın onu vermeyecektim sana ama öle günler yaşattın ki bana gücümü de aldın benden SEN ! İki en sewdiğim onlarsız yaşayamayacağım dostlarımı da aldın SEN ! En acıyı öğrettin ,en acı günleri yaşattın SEN bana .. say say bitmez ki bu acı lar !.. sonunda bitti lanetli sene 2010 !
Seni nasıl sevebilirim ki sevmedim işte hiç sevmedim nefret ettim ..
Tmm tmm kızma hemen güzel günlerim de oldu olmaz mı .. ama açtığın derin yaraları kapatmadı o güzel günler!!!.
2010 a güle güle diyeceğiz diye heyecanla sabırsızlıkla beklediğim yılbaşı gecesini bile zehirledin son gider ayak .. ama inanarak,tertemiz yepyeni hayallerle ,mutlulukla ,sevinçle, pozitif düşüncelere bürünerek  beklediğim,uğurlu geleceğine inandığım  2011 benim düşüncelerimi , üzerimdeki o simsiyah bulutları daha 00:00 da pembeye çevirdi.. yawaş yawas da değil Hoşgeldin 2011 dememle bembeyaza büründü dünyam ..
2011 e saatler kala bile bana yaşattığı o stresi negatifliği anında aldı götürdü benden ...
2011 seni daha şimdiden sevdim hissettim SEN de sevdin beni ...inş. bu sene herşey çok güzel olacak ..
Benim hala umudum var
Hala umudum var
...

HAPPY NEW YEAR !